Gerçekliği değiştiremediğimize göre gerçeği değiştiren gözleri değiştirelim. (1) Gelin sayaçlara bir de rakamlarla bakalım. Gerçek serilsin gözlerimizin önüne; olur ya, belki algılarımızda değişir ve sayaca verdiğimiz önem yerinden oynayıverir…
Çoğumuzun yerini bile bilmediği özensiz yerlerde, rastgele takılmış ve unutulmuş durumda bulunan, arıza yapmadıkça akla bile gelmeyen su, gaz, elektrik sayaçlarımız maalesef içler acısı durumda. Oysa, sayacın ülke ekonomimizdeki yeri herkesi şaşıracak değerde. Yılda yaklaşık 70 Milyar $. (Evet, doğru okudunuz: “MİLYAR”.)
Sayaç parkındaki gerek anone sayısı gerek yıllık ciro konuşulması gereken konulardandır:
33 milyon elektrik, 33 milyon su ve10 milyon gaz abonesi ile yılda sadece konutlardan toplam 50 milyar $ ciro elde edilmektedir. Sözünü ettiğimiz 50 milyar $ ciro sahip sayaç parkı bilgileri dahi; ülke ekonomisi ile ilgilenen herhangi birini etkilemeye yeterlidir.
76 milyon abone ise birçok ülke nüfusundan fazladır. Ekonomik değer olarak da yıllık ciro, gene birçok ülkenin ekonomisini ciddi boyutta ilgilendiren rakamlardır. Ki, bu rakamlara sanayi ve ticari abone gelirleri de eklendiğinde, her yıl gittikçe büyümekte olan 70 milyar $’lık bir sektörden söz edilmektedir.
Özelleştirme sürecinde elektrik ve gaz dağıtım şirketleri konuşulurken, henüz su işletmeleri gündeme tam olarak gelmese de, ileride gündemi önemli ölçüde meşgul edecektir.
Daha önceki yazılarımda defalarca tekrar ettiğim sayacın önemi, global tabloya bakıldığında daha da önemli ve çarpıcı şekilde ortaya çıkmaktadır.
Sayaç parkında yapılacak basit iyileştirmeler ile dahi %10’luk gelir artışı sağlanması ile 7 milyar $/ yıl gibi ilave bir gelir söz konusu olmaktadır. Bir de gelişmiş ülkelerin kullandığı daha kaliteli, hassas ve uzun ömürlü yeni nesil sayaçların kullanılmaya başlanması ile yapılacak tasarrufun, ülkemiz ekonomisini çok olumlu yönde etkileyeceği unutulmamalı ve bu yönde gayret harcamaktan kaçınmamalıyız.
Özelleştirme ihalelerine katılan isteklilerin, rekabet içinde yarışarak milyarlarca dolarlık yatırımı göze almaları elbette geleceği gördükleri içindir.
Akıllı sayaçlardan (smart meter) sonra akıllı şebekeler (smart grid), gibi kavramlar büyük dağıtım şirketlerinin ana hedefi olmuştur. Bu gelişmeler ile dağıtım şirketleri akıllı yatırımlar yaptıkça, kullanıcılar daha bilgili ve daha bilinçli kullanım imkanına sahip olacaklardır. Aklın yolu bizleri “akıllı evlere” sonuç olarak “akıllı kararlara” yönlendirmektedir.
Ülkemiz artık geri dönüşü olmayan gelişim sürecine girmiştir. Devlet, yatırımcılar ve kullanıcılar en akılcı şekilde hareket etmeye mecburdur. Gelişmiş ülkelerle rekabet, teknoloji ve bilgi ile olacaktır. Gelişmiş teknolojileri görmezden gelme lüksüne sahip değiliz.
Dış ticaretimizin en önemli girdi kalemi; petrol ve doğalgazdır. Doğalgaz çevirim istasyonlarından ürettiğimiz elektrik, toplam üretimimizin yarısını oluşturmaktadır. Enerji açığı olan ülkemizde her şey elektriğe bağlıdır. Biliyoruz ki, 1m3 su üretim maliyetinin de %75’i de elektrik gideridir. Dolayısı ile enerjiyi verimli kullanmak için teknolojik yenilikler dikkatle takip edilmelidir. Tüm yatırımları geri dönüşü unutmayalım ki, sayaçlar üzerinden toplanan para ile olmaktadır.
- Ahmet Reşat Görür ÖLÇÜBİR Yönetim Kurulu Başkanı
- Nikos Kazancakis
- Peter F. Drucker
Yazının devamı için Ölçübir ile iletişime geçiniz. +90 312 222 47 10-11